. category

Ayşenur ATEŞ

TANRISIZ RÜYALAR

TANRISIZ RÜYALAR Tanrısız rüyalardan uyandım. Gecenin bir yarısı ve kapamayı unuttuğum penceremden süzülüp odamı doldurmuş soğuk. Korkular içinde uyandım. Bana ait olmayan korkuların pençesinde bir nefes aldım, bir nefes verdim. Kalabalık, kalabalık mı kalabalık düşüncelerin içinde, en derinlerdeki ve ışığımın yetişemediği hislerin arasında dolandım. Rüya içinde rüya derken, bulandıkça bulandım. …

Aptal Kedi…

APTAL KEDİ Ayaz yanaklarını, çenesini, burnunu yakıp geçerken birkaç adım öne gitti. Ardından birkaç adım geri. Sonra yine ileri. Bu böyle devam etti.

YOL

  YOL Işıklar etrafında suya düşen yansımalar gibi dalga dalga yayılırken ne adımları yolundan saptı ne de yavaşladı. Kırmızı ışıklar, sarı sokak lambaları, trafik lambalarında kendini gösteren yeşil ve turuncu ışıklar..

Bir Ihlamurluk Mutluluk

Bir  Ihlamurluk Mutluluk Bir saatten beri vücudunu tüm yorgunluğuyla yasladığı ıhlamur ağacının rüzgarın en küçük bir kıpırtısıyla hemencecik salıverdiği kokusu ciğerine doldukça yüreğinde tarifini yapamadığı duyguların canlandığını hissediyordu. Geçmiş zamanların birinden gelen bir esinti veyahut müjdelenmemiş mutlulukların fısıltısı.

TAŞ

TAŞ Ufacık bir taştı yerdeki. Ayağıyla iteledi. Yorucu bir gündü ama hiçbir şey ruhundaki yorgunluk kadar eğmemişti belini. Bir şarkı çalıyordu sanırsa da duymuyordu. Daha başka sesleri dinliyordu kulakları, başka zamanlarda dolaşırken aklı.

OKUYUCU…

OKUYUCU “İnsan bir şey yapmalı, öyle bir şey ki… Yoksa hiçbir şey yapmamalı.” İçimizdeki Şeytan’da böyle diyor Sabahattin Ali. Onlarca cümle arasında sıkışıp kalmış, bir sürü fikrin arasında neredeyse kaybolmuş… Aslında bir fener varmış ve yazar kelimelerine tutuyormuş. Sonra yazar yorulmuş. Fener bir sağa bir sola sallanırken, bu iki cümle …