SADECE BİZ

Ülkemiz olarak altı yaşımızdan itibaren okula gitmeye başlarız. Müslüman bir ülke olarak okullarımızda Din Kültürü dersleri görürüz. Müslüman bir aile olarak anne, babamız tarafından Kur-an kurslarına, yaz okullarına gönderiliriz. Müslüman bir okul olarak Din Kültürü dersleri seçeriz.

Her sene durmaksızın İslam’ın, İman’ın şartlarını ezberleriz. Namazın içindekileri-dışındakileri, abdestin-guslün-teemmümün farzlarını ezberleriz. Hac’ı, Kurban’ı, Umre’yi, Zekat’ı ezberleriz. Her sene mutlaka bu ezberlediklerimizden altı adet sınav oluruz. Sonra tekrar unutmamız gerekir ki seneye aynılarını bir daha ezberleyelim.

   Bize Riya’yı, Süma’yı, Hased’i, Ucüb’ü, Nifak’ı, Tama’yı, nefsaniyeti öğretmezler. Bize her sene şahadet getirmeyi öğretirler(!). öyle yaşamayı öğretmezler. Belki de biz öğrenmek istemediğimizdendir. Her sene biz unutmuşuzdur şahadet getirmeyi. Şahit olacak o kadar çok şey varken, her seferinde adımımızı daha da büyültmemiz gerekirken sonucumuz daha da kötü olmuş.

Allah’ım sen yardım et.

Aslı Beyza TÜTÜNCÜ Aralık/2014 Ankara