KALBİNİN SESİNİ KISMA

KALBİNİN SESİNİ KISMA

Vicdanındır seni sen yapan, vicdanındır seni diğerlerinden ayıran. Diğerleri eğlenirken Gazze’deki çocuklara ağlamaktır vicdan, Filistindeki çocuklara eşyalarını göndermektir , Her sene Srebrenitsa’ da olanlara lanet okumaktır, sen yemek yerken Myanmar’daki çocukları görüp de boğazına düğümleyen ekmeğindir vicdan. Budistlerin,  Müslümanlara çektirdiği eziyetleri sosyal medyadan takip etmekle yetinmemektir vicdan. Vicdan, ötekileşmemektir. Somali de bizim ne işimiz var? dememektir .Vicdan içinden gelen sestir. İçinde bulunduğun Gafletten uyan ey insan! kalbinin sesini kısma artık! Duyarsızsın kabul et!

Peki neydi bizi bu hale getiren? Kalbimizin sesini kıstıran! Bizi bize bırakmayan? İlerleyen zaman mıydı? Modernleşmemiz miydi? Belirli kalıplarda hareket etmemiz miydi?

Hiç biri değildi bu soruların cevapları, cevaplar her insanın kalbinde ve beyninde saklıdır. Çünkü vicdan insanın kalbiyle beyninin aynı anda aynı şeyi onaylamasıdır.Her insanın vicdanı kendinde gizlidir.Kalbindedir.Açığa çıkarmayışı bundandır.Kalbinin en derin yerinde gizleyişidir.

“Kalbimizde Allah’ın nuru vardır,onun adı da vicdandır” TOLSTOY

Tüm bu cümle kargaşasının aslı şudur;

Asıl vicdan ;

Srebrenitsada ölen 4 yaşındaki kız çocuğunun annesinin kucağındayken

“Anne çocukları küçük kurşunlarla öldürürler demi” demesi,

Kulağında buğulaşan ses, gözünden dökülen iki damla yaş, sesinin tizliği, annesinin kulağında bıraktı akis ve bu akisin tüm dünyada çınlamasına rağmen insanların hep sağır,dilsiz ve kör rolü oynamasıdır.

Unutma! Altına imzanı attığın her söz senindir. Yaptığın her iş senin vicdanındır onu rahat bırak ve şunu unutma! Hiçbir insanın doğuştan şiddete meyli  yoktur, insanların doğuştan vicdanlarındaki sesi dinlemeye meyilleri vardır.

“Bu yazı tüm cümle kargaşasına rağmen benliğinin önüne geçerek vicdanının sesini kısmayan ve Allah namına seven güzel insanlara ithafen yazılmıştır. Çünkü şüphesiz ki tek muhatabımız onlardır”

Vesselam…

BÜŞRA TOPCU

ANKARA/EYLÜL/2012